kader çizgisi fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kader çizgisi fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2010 Pazartesi

11.BÖLÜM ÖZET VE FRAGMAN

11. Bölüm Özet

Canan istemeden baba katili olur. Olayın ağırlığını kaldıramayınca zamanı geriye almak ister.. Böyle bir fırsat yakalar.. Ama ne çare!... Kurtuluş sandığı her şık, onu başka dertlere salar.. Yazdığının değil yazılanın en iyisi olduğunu biraz geç anlayacaktır.. Kader çizgisi ilgi ile izleyeceğiniz bir bölümle geliyor…

Fragman


Fragmanı Anında İzle;




12 Mayıs 2010 Çarşamba

NECİP AMİR : "KOLLAMA,HAYALİ BİR DİZİ DEĞİL,BELGESEL"

Kollama'da oynadığı Necip Amir rolü ile izleyicinin sevgisini kazanan Mehmet Özgür, oturuşuyla kalkışıyla tam bir emniyet görevlisi. Belki düzensiz beslenmeden olacak biraz kilo almış.

"Kendimizi teşkilatın içinde gibi hissetmeye başladık." demesinden, rolüne verdiği önem anlaşılıyor. Diğer polisiye dizileri de takip eden Özgür, "Farkımız onların mesleği daha soft vermeleri. Gerçekçilikten uzak. Biz hayalî bir şey çekmiyoruz. Belgesel çekiyoruz. Bir çatışmanın içindeyiz ve onu canlı veriyoruz." diyor. Sette ziyaret ettiğimiz Mehmet Özgür'e dizinin geleceğini, rolünü ve ülkemizin içinden geçtiği süreci sorduk...

Kollama üç dönemdir ekranda, neler değişti?

Kendimi teşkilatın içinde gibi hissetmeye başladım. Keyifli, ancak bazen sıkıntılı. Vatandaş bizi gerçekten polis gibi algılıyor. 'Emniyet amiri' diyorlar. Düzenli beslenemediğimiz için kilo aldık.

Aldığı reyting ve binlerce 'fan'ıyla dikkat çeken Kollama niçin bu kadar sevildi?

Samimiyet. Severek yapıyoruz. Dostluklar iyi. Türkiye gerçeklerini yiğitçe ortaya koymamız.

Diğer polisiye dizilerden farkınız ne?

Onlar daha soft veriyorlar polisliği. Topluma başka şeyler dayatıyorlar. Özentili bir hayat mesela. Polislerin kaldıkları evlere, çocuklarının okullarına, bindikleri arabalara bakın. Bizde tam tersine mesleğin zorlukları anlatılıyor. Ortalama 2 bin lira alan bir polis ne yaparsa biz öyle davranıyoruz. İşte samimiyet bu.

'Biz daha gerçekçiyiz' diyorsunuz yani...

Evet, biz gerçeğe en yakın diziyiz. Hayalî bir şey çekmiyoruz; belgesel çekiyoruz. Bir çatışmanın içindeyiz, canlı veriyoruz.

Necip Amir sevildi. Sizde nasıl bir etki bıraktı rolünüz?


Bizde başrol, dizinin kendisi. Başrol oynaması insanı değiştirmemeli. 'Önce insan' diyoruz. Yoksa iyi oyuncu olamazsınız. Mesleğinizi severseniz bir yerlere gelebilirsiniz. Ben seviyorum ve Rabb'im de karşılığını veriyor sanırım. Üç senedir haftanın beş günü 'Necip Amir'im. Sivilleri de giyseniz onunla yaşamaya başlıyorsunuz.

Gerçekten polis olsaydınız böyle mi olurdunuz?

Güldürmeyi ve gülmeyi seven biriyim. Necip olamadım ama yaklaşıyorum. Bir de bu işe başlarken 'Ne işin var Samanyolu'nda?' demişlerdi. Ama bu sektörün içinde paylaşmayı, dostluğu burada öğrendim. İhtiyacın olduğunda bir elin uzandığını burada gördüm.

Dizi gündemle paralel gidiyor. İzleyici doğru algılıyor mu?

Anlamak isteyen, önyargılı olmayan kitle bunu düzgün anlıyor. Önyargılı bir kitle de var. Oturup tartışıyoruz onlarla. Cesaretli bir iş yapıyoruz. Bugün Türkiye'de bunları söyleyen ikinci bir dizi yok. Kurtlar Vadisi de dahil.

Tehdit, uyarı da geliyor mu?

Şahsi olarak var. Kanala da geliyordur. Ben Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu'ndayım. Yani CHP'li bir belediyedeyim. Orada tartıştığımız oluyor, ama sorun değil. Profesyonel bir iş yapıyoruz. Bir şey anlatıyoruz; inanan inanır, inanmayan inanmaz. Bana göre bu ülkede kötü şeyler oluyor. Dünyanın en verimli bölgesindeyiz, ama bir türlü gelişemiyoruz. Bir şeyler döndüğüne inanıyorum.

ZAMAN

KIRIK KALPLER,OLDU RİTMİNİ ARAYAN KALPLER...

Kalp, kırılırsa insanlara kırılır, malum. O'na (CC) asla kırılmaz. Hatta sabırla birlikte rıza göstermek esastır.

Bu minvalde kalp arayışa geçiyor... Ritim zaten bozulmuş... Şimdi, yakalanması gereken ritmi yakalama zamanı!

İçerik olarak pek bir değişiklik olmasa da dizimizin isminde bir değişikliğe gidildi şu an için değerli arkadaşlar...

28 Nisan 2010 Çarşamba

KADER ÇİZGİSİ 8.BÖLÜM FRAGMAN !

Küçük bir köyde yaşayan Hatice, zengin olunca tüm dertlerinin biteceğine inanmaktadır. Fuat, zengin fakat mütevazı bir çocuktur. Hatice ile yolları birleşince, zenginliğinden dolayı Fuat’ı kaçırmak istemeyen Hatice her şeye razı olup onunla evlenmek ister. Fakat hiçbir şey umduğu gibi gitmez. En yakın arkadaşı tarafından ihanete uğradığını düşünen Hatice, keşke dediği anda bütün sorunlarını yok edebilecek bir fırsat yakalar. Hatice iddialıdır, bu sefer her şey istediği gibi olacaktır.

Fragman



Selam ve dua ile...

10 Nisan 2010 Cumartesi

Fragmanı Anında İzle;

3.Bölüm Özeti

Kader Çizgisi bu hafta, iki yeni hikaye ile ekrana geliyor. Kardeşi terör örgütüne giren Bedir, askerde kardeşiyle karşılıklı çatışmaya giriyor. Kardeşinin örgüte girmesinden kendini sorumlu tutan Bedir, büyük bir pişmanlık yaşıyor. Bu sırada yanlış kişiyle evlendiğini düşünen Çetin, eski nişanlısına dönmenin yollarını arıyor. Çetin ve Bedir "keşke" deyip geçmişe döndüklerinde, nelerle karşılaşıyorlar?





13 Mart 2010 Cumartesi

KADER ÇİZGİSİ İLK BÖLÜMÜYLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI...!

"Keşke" denmemesi gerektiğinin önemi vurgulayan dizimiz KADER ÇİZGİSİ ilk bölümüyle büyük beğeni topladı.
Buyrun izleyici yorumları;

"Çok güzeldi, ilk bölüm olarak çok beğendim...

Bölüm olarak değil genel olarak yorumlarsam; kurgu süper... Çok "keşke" diyen biriyim, ben gibilere büyük yararı olacağını düşünüyorum...

Güzel bir yapım, yararlı ve gizemli...

Resetçinin müziğine bayıldım, çok tatlı; ama müziğin sesi biraz fazla, böyle olunca resetçinin sesi boğuk çıkıyor, konuşmalarını duyamadım bazı yerlerde... Müzik sesi, konuşmaya başladığında direkt kısılmalı bence =)

O çizgi film karakteri çok hoş olmuş, küçük izleyicilerin beğeneceğini düşünüyorum, gerçi küçük olmaya lüzum yok ben de beğendim .En azından, dizide ki ağır havayı dağıtması açısından bu çizgi karakter iyi olmuş, mantık olarak bakmamak lazım olaya, o sahne için =)

Özer Tunca, bu rol için âdetâ biçilmiş kaftan olmuş, çok şeker bir amcamız, yüzü sevimli, çok yakışmış rolüne, cast gene on ikiden vurmuş... =)

Anahtar çok hoş bu arada =)

Yapımcımız iki arabaya kıymış maşaAllah. İlk bölüm için bu kadar masraf, inşaAllah getirisi yüksek bir yapım olur...

İlk bölüm için, karışık gelmiş olabilir izleyenlere; ama "dizinin mantığı kısa sürede kapılır", diye düşünüyorum...

Ufak tefek çekim hataları vardı, bazı sahnelerde, meselâ kaza sahnelerinde yapmacık olduğu belliydi; ama kurgunun yanında görselliğin pek de önemi yok, olaya kilitlendiğim için, çok da dikkatimi çekmedi... "Ben olsaydım, ne yapardım burada"ların cevaplarını verdim dizi boyunca... Kendini sorgulatıcı bir etkisi var dizinin... Özeleştiri yapmanı sağlıyor...

İlgilisine "



"Beklediğime değen bir girizgah oldu...Gerçekten büyük bir haz alarak izledim.Bugün dizinin etkisi hemen kendini gösterdi.Hiç keşke demedim... Jeneriği,kurgusu,müzikleri ve Muallem'iyle her şey müthişti.İlerleyen bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum...Bir kere daha belirteyim ki jenerik gerçekten süperdi çevir çevir izle o derece beğendim..."




"Tek kelimeyle BA-YIL-DIM!!

Başta ön yargılarla oturduydum televizyonun başına. Konu kader olunca asık suratlı bir yapım bekliyordum. Ama bambaşka bir kurguyla karşılaştım.

Jenerikten başlayalım. "Bir kader çizgisinde yol alıyoruz hepimiz" dedirten bir havası vardı. O kadar sıcacık geldi ki bana jenerik; değişik bir şekilde etkiledi. Müziği, görüntüleri, her şeyiyle insanı sarıp sarmalıyor sanki...

Dizinin üzerine kurulu olduğu senaryo zaten başından beri gerekliydi. 7/24 "keşke" diyen bir insanım. "Keşke" demeden önce bir kez daha ve bir kez daha düşünmemi sağlayabilecek bir yapım. Hele de bu dersleri Muallem amca gibi şirin mi şirin bir karakterden alınca insanın "keşke" diyesi hiç gelmiyor. Tabi Taşkın Efendiyi de unutmamalı. Ayrı bir renk katmış senaryoya. Ben bu ikiliyi çok sevdim yahu.


Anahtar kullanılacağı zamanki efektler ve müzik çok hoşuma gitti. O sahneler de harika kurgulanmıştı. Muallem amcanın süre vermesi de ayrı bir tat vermiş.

Kaderi iki ayrı karakterin dünyasından ele almaları iyi düşünülmüş bir ayrıntı. Adamın işleri baştan tepetaklak oldu. Para insanı ne çabuk değiştiriyor yahu... Doktor hanım, biraz daha iyi gidiyor gibiydi ama onun sonu da hüsranla geldi. Eninde sonunda "Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler." dedi "keşke"ci kahramanlarımız.

Bölüm sonunda bizler de demiş olduk:"Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler."

Gözlerimizi açmamıza sebep olan, bizleri kader konusunda düşünmeye en güzel şekilde teşvik eden bu yapım için emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun. Tebrik ve candan teşekkür ediyorum.

Sürç-ü Lisan Eylediysem Affola. SELAMETLE!!"



Kaçırdık diye üzülmeyin.! Seviyeli sitemiz www.samanyolufanlari.com'dan dizimizi\dizilerimizi anında izleyebilirsiniz.

Not: Yorumlar www.samanyolufanlari.com'dan alıntıdır.

7 Mart 2010 Pazar

KADER ÇİZGİSİ - İKİNCİ TANITIM

Fragmanı Anında İzle;



21 Ocak 2010 Perşembe

20 NİSAN'A KADAR 1 MİLYAR SALAVAT-I ŞERİFE KAMPANYASI !

Güllerin Efendisinin doğum günü yaklaştıkça heyecanlanırız. Herzaman ona Salat ve Selamlarımızı göndeririz. Ancak O'nun miladı doğum haftası yaklaştıkça O'nu hatırlama ve O'nun biz ümettine daha çok şefaat etmesi için gönüllerin O'nu hatırlamasına gayret etmekteyiz.


Bu vesileyle Güllerin Efendisinin doğumunun yaklaştığı şu günlerde şumullü bir dua olması adına ve Efendimizin Allahın izniyle her yaptığımız Salavat-ı Şerife neticesinde bize mukabelede bulunmasına adına; Samanyolufanları.com sitesi olarak



"20 Nisan'a kadar 1 Milyar Salavat-ı Şerif'e



Okuma ve Okutma Kampanyasını" başlatmış bulunuyoruz.


Sizlerden istirhamımız; 20 Nisan'a kadar müsait olduğumuz heranda O'na Salavat-ı Şerife okuyalım... Sadece biz okumayalım çevremizdeki insanlarada okutalım...


Hedef büyük ama bu hedefin altından biz samanyolu fanları kalkarız inşeallah... Günde sadece beş-on dakika ayırdığımızda bile 2000-3000 civarında okuyabildiğimizi düşünürsek... hedefimizide önümüzdeki 90-95 gün boyuncada vaktimiz olduğunu düşünürsek... Hallederiz inşeallah... Rabbim yardımcımız olsun...

Salavat-ı Şerife Almak için;




HEDEF... 1 Milyar....

6 Aralık 2009 Pazar

ONLİNE SAMANYOLU DİZİLERİ SİTEMİZDE...














2009-2010'a kaliteli yapımlarla giren Samanyolu TV'nin dizileri,bitiminden hemen sonra sitemizde yayınlanacaktır. Bu sezon, "IV.Osman", "Kader Çizgisi", "Kırık Kalpler" adlı yeni projelere imza atan Samanyolu TV dizilerinin yanı sıra; geçtiğimiz sezonlardan devam eden "Kollama" ve "Tek Türkiye" dizilerinin yayınıda sitemizde olacaktır.Sizlere daha güzel bir site sunmak için gecesini gündüzüne katan değerli teknik ekibimi kutluyoruz..

Buyrun sitemiz ;

Samanyolufanlari.com

DÖRDÜNCÜ OSMAN YENİ BÖLÜM ÖZET (FRAGMAN VERİLECEK)















Neriman'ın Osman'la konuşmasında sonra Osman, ölen eşinin sırrını araştırmaya başlar.
Bu arada yeni bir cinayet vakası ile karşı karşıya kalır. Raylar üzerinde bulunan 14 yaşlarında genç bir çocuğun ölümünün ardından, katili bulmaya çalışan Osman ve Yıldırım bir anda kendilerini kapkaççı çocukların dünyasında bulurlar. Oldukça acımasız ve tehlikeli olan bu dünyada onları şok sürprizler beklemektedir. Ölen çocuğunun katili, herkesin gözü önünde dolaşırken Yıldırım ve Osman atladıkları küçük bir ayrıntıyı çözebilecekler midir?

Yapımcı: Melih Sezgin
Yönetmen: Gül Güzelkaya
Yayın Günü ve Saati 08 Aralık Salı 19:50

SAMANYOLU ANKARA'YA DİNAMİZM GELDİ..










Işığıyla, rengiyle Ankara'daki stüdyolarını yenileyen Samanyolu'na farklı bir dinamizm geldi. İstanbul'a ayak uydurmak için vargücüyle çalıştıklarını söyleyen Samanyolu Yayın Grubu Ankara Temsilcisi Abdullah Abdulkadiroğlu, "Ankara'yı durağan habercilikten kurtaracağız." diyor.

Televizyon haberciliğinde 'Ankara' dendiğinde durağan, ağır siyasî haberler gelir akla. İstanbul ile kıyaslanmayacak kadar da resmidir. Her ne kadar politikanın kalbi burada atsa da kanallar büyük stüdyolar yerine, birkaç sandalye ve bir masa iliştirilmiş bürolarda çıkarlar izleyici karşısına. Ankara'ya sağlam basmak isteyenler, oralara yatırım yapanlar da yok değil. Başta stüdyosu olmak üzere, renklerini ve görselliğini değiştiren Samanyolu'ndaki yenilikler Ankara'nın gri havasını renklendiriyor. "İzleyici kanala gelen dinamizmin farkında." diyen Samanyolu Yayın Grubu Ankara Temsilcisi Abdullah Abdulkadiroğlu, İstanbul'dan Ankara'ya transfer olan isimlerden biri. Siyasetin merkezi olan Ankara'da haberciliğe hareket getirmek için çıkmış yola. Ekibinin özverisini, neler yapmak istediğini anlatsa da laf dönüp dolaşıp, İstanbul ile Ankara arasındaki farka geliyor: "Ankara haberlerini o durağanlıktan kurtarıp, hareket katmak istiyoruz. Kısacası Ankara'yı İstanbul'a ayak uydurur bir duruma getirmeye çalışıyoruz. Bunu da yapacak düzeyde kaliteli ve donanımlı bir ekiple çalışıyoruz."

Stüdyoları ana haber sunacak şekilde yenilenmiş kanalın. Zaten hafta sonu haberleri Ankara'dan ekrana geliyor. Büyük montaj stüdyoları var burada. İstanbul ile arasında hiçbir fark yok. İzlendiğinde belki fark edilmeyebilir ama Abdulkadiroğlu bir noktanın altını özellikle çiziyor: "Diğer kanalların bir odası bir masası var. Bizimki ise tam bir ana haber stüdyosu. Zaten bu ulusal kanallar içinde bir ilk... Ayrıca biz ana haberde Samanyolu'nu, son dakika habarlerinde ise Samanyolu Haber TV'yi kullanıyoruz." Ankara'daki yayınlar, radyoların da desteğiyle geniş bir ağa ulaşmış durumda. Hatta 'son dakika haberciliği' konusunda da oldukça iddialılar: "Son dakika haberciliğinde birinci değiliz belki ama, ikinciyiz."

Samanyoluhaber.com

17 Kasım 2009 Salı

POLİSLİK BABADAN KALMA...

Biri tarihe meraklı, diğeri teknoloji düşkünü iki polisin yaşadıklarını konu alan '4. Osman'ın gelenekselci polisi Reha Özcan, aileden polis çıktı.

Kayınpederi polis, babası asker olan Özcan'ın bu mesleklere olan ilgisi, ailesiyle sınırlı değil. Gerek sinemada gerekse televizyonda bol bol polisiye izlemiş. En önemlisi de rolü ile ilgili yaptığı hazırlık. "Oyunculukta rolü çözmeye çalışırsınız. Aldığınız rolün renklerini, karşıtlarını araştırırsınız. Bilgisayar oyununu çözmek gibidir. Entrikası bol bir polisiye geldiği zaman oyuncu olarak içinizi tırmalar. Çünkü çözülmesi gereken bir şey vardır ortada."

Osman karakterini en iyi şekilde ekrana yansıtmak için ince hesaplar yaptıklarını da söyleyen Özcan'a göre; şu ana kadar her şey çok iyi gidiyor. Dizide iki polis arasındaki komik olaylar anlatılmıyor sadece. Osman cinayetleri tarihten ve geçmişteki tecrübelerden yararlanarak çözerken, ortağı Yıldırım saflığı ve doğallığıyla ele avuca sığmıyor.

Adının '4. Osman' olması nedeniyle projeye tarihî bir misyon yüklemek yanlış. Zaman zaman hayal kahramanlarına dönüşebilecek bir karakter olan Osman sadece gelenek ve göreneklerine bağlı bir memur. Ayrıca cinayetleri çözüyor, çok zeki, birkaç dil biliyor. Pek çok polisiye dizinin yayınlandığı televizyonlarda 4. Osman diğerlerinden ayrılıyor. Reha Özcan bu konuda şunları söylüyor: "Dünya üzerinde sistemin ortaya çıkardığı ciddi bir dejenerasyon var. Buna karşı bir duruşu var dizinin. Daha optimist yaklaşıyor hayata. Karakterlerin derinliği de bu yönde. Bu da diziyi Türkiye'de ve dünyada yapılan polisiye dizilerin dışında tutuyor. Tarihteki olaylar da didaktik anlamda değil, rastlantısal olarak yer alıyor. Buradan bir merak unsuru ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Reytinglerin ne olacağını bilmiyoruz, aslında çok da önemsemiyoruz. İyi niyetli bir iş yapılırsa onun karşılığı olacağını düşünüyorum."

Necla neden öldürüldü?

'4. Osman'ın bu akşam ekrana gelecek yeni bölümünde bir sokak ortasında cesedi bulunan Necla, ölümünün ardında sırlar bırakmıştır. Osman ve Yıldırım, cinayeti çözmek için harekete geçtiklerinde Necla'nın hiç de masum olmadığını anlarlar. Necla, hayattayken eşini başka biriyle aldatmıştır. Ancak eşi de kirli işlerin içindedir. Necla'nın ölüm sebebi anlaşıldığında herkes şoke olur. Katil, aslında Necla'yı etrafa daha fazla zarar vermesin diye öldürmüştür. Peki iyi niyetle yola çıkıp cinayet işleyen kişi kimdir? Osman bunun cevabını ararken, Yıldırım Osman'dan habersiz işlediği suçu örtbas etme çabasındadır.

SAMANYOLU 19.40

ZAMAN

9 Kasım 2009 Pazartesi

KIRIK KALPLER,16 KASIM PAZARTESİ SAMANYOLU'NDA...
















Kırık Kalpler, "Umut" olmaya geliyor!...

Samanyolu TV yeni yayın dönemine adından söz ettirecek çalışmalarla imza atıyor. Yapımcılığını Melih Sezgin’in üstlendiği Kırık Kalpler dizisi Samanyolu TV’de efsaneleşen proje Beşinci Boyut formatında bölümlük bir dizi.
Her bölüm farklı bir olaya değinecek olan dizinin konsepti ise şöyle; Başına gelen kötü olaylar karşısında bir türlü duaya yanaşmayan ve duayı önemsiz gören kişiye bir “ Dua Çocuğu” geliyor. Ve kişiye “ Beni göndermen gereken yere ulaştırdığında işlerin daha kolay çözülecek” mesajını veriyor. Dua Çocuğu, kişinin henüz edilmeyen ama ileride edilecek duanın temessülü olarak yer alıyor projede. Her bölümde farklı durumlarda ve farklı kişilere geliyor. Ve duanın ulaşması gereken yere ulaştırıldığında yani duanın insan hayatında yer almasıyla ne gibi değişikliler yaşanacağını vurguluyor.

Farklı işleyişi, sıcak hikâyeleri ile hepimizin hayatına yenilikler getirecek olan Kırık Kalpler adlı projede duanın gücünü göreceksiniz. Hiçbir zaman çaresiz ve güçsüz değiliz. Biri her zaman bizi gözetliyor ve ona seslendiğimiz anda bize yardıma gelmek için bekliyor. Belki de her sahnede bu düşünceleri iyice benimseyeceğimiz sıra dışı bir dizi..
Kırık Kalpler,16 Kasım Pazartesi günü ilk bölümüyle ekranlara gelecek.


Senarist: Necati Şahin
Yönetmen: Hasan Kıraç

Daha fazlası için..www.samanyolufanlari.com

7 Kasım 2009 Cumartesi

AYNA SIRBİSTAN'DA..

Sırbistan'dan Osmanlı izleri

Saim Orhan ile Ayna, Sırbistan'daki yolculuğuna devam ediyor. Sırbistan'daki Osmanlı izlerinin peşine düşen Ayna, Osmanlı'nın 1912'ye kadar kaldığı Sancak'ın Yenipazar'ında dükkânlarını, Türkçe yazan tabelaları ve Türkçe konuşan insanları ekrana taşıyor. Fatih Sultan Mehmet Han'ın namaz kıldığı Leylek Camii'nden görüntüler de yayınlanıyor.

SAMANYOLU TV 22.45

ZAMAN

30 Ekim 2009 Cuma

KOLLAMA BU AKŞAM YENİ BÖLÜMÜYLE EKRANA GELİYOR..!

















Kollama 62. Bölüm ÖZETİ:

Memduh’un Melike’yi yakalaması an meselesiyken, Gölge son anda yardıma yetişir. Ancak günlük ortadan kaybolur. Ne Necip’ler ne de karşı taraf günlüğü bulamamaktadır.

Bunun için tek çare Dokuzparmak’tır. Fakat hem Sabit, hem Yiğit’le Pikeas hem de Necip ve Memduh aynı zamanda Dokuzparmak’a ulaşmaya çalışırlar. Dokuzparmak Necip’lerin koruması altında hastaneye götürülür fakat onu elde edecek taraf zekice bir plan yapmıştır... Bu plan Necip ve Memduh’un hayatını tehlikeye atacak bir plandır.

Yayın Günü ve Saati..30 Ekim Cuma 19:40

FRAGMAN GELMİŞTİR.TIKLA.!

"DÖRDÜNCÜ OSMAN UZUN SÜRECEĞE BENZİYOR..!"


Rol aldığım tüm diziler uzun soluklu oldu, 4.Osman’da uzun süreceğe benziyor!..
Samanyolu TV’nin yeni dizilerinden 4.Osman’da Osman Amir’in eski karısını ve ona çok benzeyen bir doktoru canlandıran Filiz Taçbaş, dublaj sonrası Samanyolu için konuştu!...

On yedi yaşından beri TV dünyasında yer alan Filiz Taçbaş, oynadığı diziler içerisinde en çok Mahallenin Muhtarlarından etkilendiğini söylüyor. 11 yıl bu dizide rol aldığını belirten Taçbaş, dizi serüvenine Türkiye bu dizilerle ısındı dedi. Hayatının vazgeçilmezi olarak tenisi gören oyuncu, çoğu insan evinde dinlenir ben ise tenis kortunda dinleniyorum diyerek iki yıl önce milli takımda şimdiler ise TED turnuvalarında yer aldığını belirtti.
Gazetecilerden hep kaçmayı tercih eden oyuncu günümüz medyasın şikayetçi. İnsanların özel hayatlarını takip edip, yakaladıkları ilk hatada da tüm Türkiye’ye gösterip prim elde etmeye çalışan gazetecilerin mantığını asla anlayamayacağını söyleyen oyuncu “ Bizim hatalarımız bazılarının ekmek kapısı oluyor, çok kirletici bir durum bu, tabiî ki bizler dikkatli yaşamak zorundayız ama sonuçta insanız” dedi.
Şuan oynadığı yapımlardan biri olan 4.Osman dizisi için ise “Heyecan verici ve kurgusu iyi sindirilmiş bir dizi. Bunu kendi gözlemlerim olarak demiyorum. Bakın diziyi sekiz yaşımda kızımla beraber seyrediyorum ve inanın bazı sahnelerde ayağa kalkıp “ay çok heyecan verici o işte o bulsalar ya” diye söylenerek olayın içine akıyor. Büyük insanı diziye adapte etmek doğal ama küçük bir çocuğa bu heyecanı verebiliyorsan gerçekten kurgun iyi demektir” dedi. Şu ana kadar rol aldığı tüm projelerin uzun soluklu olduğunu söyleyen Taçbaş, Dördüncü Osman’ın da uzun soluklu bir dizi olacağını söyledi. Ayrıca Dördüncü Osman’ın ilk beş bölümünden sonra tam oturacağını ve esas başarısını o zaman göstereceğini belirten Taçbaş, “ilerleyen hikâyeler gerçekten çok etkileyici, güldürdüğü yerde tam güldürüyor ve düşündürüyor, çocuğumla ailemle huzur içinde izleyebileceğim projelerimden biri” dedi.
4. Osman’ın yarın ki bölümünün tanıtımı ise şöyle; Bir sabah ünlü bir iş adamı ve kendisinden yaşça çok küçük olan nişanlısının cesedi yalısında bulununca, Osman ve Yıldırım bu kaza süsü verilmiş cinayeti çözmek için harekete geçerler. Ancak durumu çözmek sandıklarından zor olacaktır. İş adamının üç çocuğu da şüpheli tavırlar içindeyken, beklenmedik bir silahlı saldırı her şeyi daha da karıştırır. Osman ve Yıldırım için zor dakikalar başlar. Ancak Osman’ın ölen eşine benzeyen Neriman’ın başıda evine giren hırsızla beladadır.

24 Ekim 2009 Cumartesi

YENİ DİZİMİZ KIRIK KALPLER..!













Samanyolu ekranlarında yeni bir dizi daha.!!
''Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?'' mealli ayetin ana fikir olacağı duanın gücünün işlendiği dizinin adı Kırık Kalpler..

Her hafta farklı oyuncu ve farklı konunun işleneceği bu dizi yeni sezonda evlerimize konuk oluyor.

İnsanoğlunun Yaradana el açıp yalvarmasının ne kadar önemli olduğu dizide esas alınacak.


Dizi Ekibi: Beşinci Boyut dizi ekibi


TANITIM FRAGMANI İZLE..

10 Ekim 2009 Cumartesi

SAMANYOLU HABER TV BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ...













Samanyolu Haber TV, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek 3G ile haberleri cebinize taşıdı. Samanyoluhaber.com mobil sitesinde güncel haber videoları gerçek zamanlı izlenebileceği gibi, Samanyolu Ana Haber bülteni de televizyondaki yayınından sonra cepten izlenebilecek.

Ülkemizde en fazla ziyaret edilen haber sitelerinin başında gelen samanyoluhaber.com, 3G teknolojisi ile yayınlarını hem Mobil Video hem de Akışkan Medya (Streaming) teknolojilerini kullanarak ceb telefonlarına taşıdı. Türkiye'de alanında bir ilk olma özelliğine sahip olan samanyoluhaber.com mobil internet sitesi ile kullanıcılar, kendileri için hazırlanmış haberleri anında izleyebilecekler.

Ülkemizde 3G mobil hizmetinin devreye girmesi ile birlikte, cep telefonundan internet bağlanmak hem daha ucuz hem de daha hızlı hale geldi. Bununla birlikte 3G'nin nimetlerini kullanan yenilikçi servisler de cep telefonu kullanıcılarının hayatını zenginleştirmeye devam ediyor. Samanyolu Haber TV tarafından tanıtımı yapılan samanyoluhaber.com mobil internet sitesi de bunlardan biri. Cep telefonu kullanıcılarının bu hizmetten faydalanmaları için bir 3G internet paketine üye olmaları veya cep telefonlarından kablosuz internet kullanabiliyor olmaları yeterli. Daha sonra yapılması gereken tek şey, cep telefonunun internet tarayıcısı ile samanyoluhaber.com'u ziyaret etmek.

Samanyolu Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Metin Yıkar; "Samanyolu Haber olarak vizyonumuz izleyicilerimizle günün 24 saati iletişim içinde olmak ve en güncel haberleri onlara tercih ettikleri en kısa yoldan ulaştırabilmek. Yeni duyurduğumuz mobil hizmetimiz izleyicilerimizden ve özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan büyük ilgi gördü. Önümüzdeki dönemde de yeniliklerle izleyicimize daha zengin bir haber alma deneyimi yaşatmak için çaba sarfediyoruz" dedi.

2 Ekim 2009 Cuma

BİR BİLENE SORUN..!!

Bir Bilene Sorun

Samanyolu Haber Tv'de 3 yıldır sağlık, yemek ve Ramazan programları sunan diyetisyen ve beslenme uzmanı Deniz Şafak yeni bir programı daha sunmaya başlıyor.

Deniz Şafak'ın sunacağı yeni programın adı Bir Bilene Sorun. Salıdan cumaya saat 15.15'de ve canlı ekrana gelecek olan programda sanattan spora, siyasetten teknolojiye kadar her alanda merak edilen soruları uzman kişiler cevaplayacak.

Konusunda uzman kişilerle izleyiciyi telefon ve mail yoluyla ekranda buluşturan Bir Bilene Sorun'un ilk programında Deniz Şafak sağlıklı beslenme ve diyetle ilgili merak edilen soruları cevaplandıracak.

Bir Bilene Sorun 29 Eylül salı saat 15:15'de Samanyolu Haber TV'de.

30 Eylül 2009 Çarşamba

EBRU TV'YE 3 EMMY ÖDÜLÜ...


ABD'de yaşayan Türkler tarafından kurulan ve İngilizce yayın yapan 'Ebru TV' bölgesel bazda verilen Emmy ödülüne layık görüldü.

ABD'nin Philadelphia kentindeki Loews otelinde düzenlenen ve Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde, ABC, NBC, PBS, FOX gibi önde gelen Amerikan televizyon kanallarının bir yıl içindeki programlarının yarıştığı 'Orta Atlantik Bölgesi Emmy Ödülleri' töreninde, Ebru TV iki kategoride üç ödül aldı.

Program ana başlığında, 'Tarih ve Kültür Programları' dalında, Nasuhi Yurt ve Gökhan Nalçacı'nın yapımcılığını üstlendiği 'World in America: Taiwan' (Amerika'daki Dünya: Tayvan) adlı program ödüllendirilirken, 'Bilim ve Sağlık Programları' kategorisinde de Nasuhi Yurt ve Doktor Muzaffer M. Tabanlı'nın yapımcısı olduğu 'Matter and Beyond: Artificial Intelligence' (Madde ve Ötesi: Yapay Zekâ) adlı program ödüle layık bulundu.

Ebru TV'ye üçüncü ödül ise 'Grafik Sanatları/Animasyon' ana başlığında, 'Program Jeneriği' dalında verildi. 'Open Forum' (Açık Forum) adlı yapımın genç tasarımcısı Ayhan Cebe, Ebru TV'den ödüle layık görülen üçüncü isim oldu.

ABD'nin New Jersey eyaletinden yayın yapan Ebru TV, yayınlarında ağırlıklı olarak sosyal içerikli ve Türk kültürünü tanıtıcı programlara yer veriyor. Kanal, yaklaşık iki yıldır, uydu üzerinden ve kablodan Amerikan halkına, kendi dillerinde sesleniyor. Çalışanlarının önemli bir bölümü Türk yayıncılardan oluşan televizyon, ABD'nin yanı sıra Kanada'dan da izlenebiliyor.

ANKARA AA
ZAMAN