kader çizgisi ekibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kader çizgisi ekibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2010 Çarşamba

NECİP AMİR : "KOLLAMA,HAYALİ BİR DİZİ DEĞİL,BELGESEL"

Kollama'da oynadığı Necip Amir rolü ile izleyicinin sevgisini kazanan Mehmet Özgür, oturuşuyla kalkışıyla tam bir emniyet görevlisi. Belki düzensiz beslenmeden olacak biraz kilo almış.

"Kendimizi teşkilatın içinde gibi hissetmeye başladık." demesinden, rolüne verdiği önem anlaşılıyor. Diğer polisiye dizileri de takip eden Özgür, "Farkımız onların mesleği daha soft vermeleri. Gerçekçilikten uzak. Biz hayalî bir şey çekmiyoruz. Belgesel çekiyoruz. Bir çatışmanın içindeyiz ve onu canlı veriyoruz." diyor. Sette ziyaret ettiğimiz Mehmet Özgür'e dizinin geleceğini, rolünü ve ülkemizin içinden geçtiği süreci sorduk...

Kollama üç dönemdir ekranda, neler değişti?

Kendimi teşkilatın içinde gibi hissetmeye başladım. Keyifli, ancak bazen sıkıntılı. Vatandaş bizi gerçekten polis gibi algılıyor. 'Emniyet amiri' diyorlar. Düzenli beslenemediğimiz için kilo aldık.

Aldığı reyting ve binlerce 'fan'ıyla dikkat çeken Kollama niçin bu kadar sevildi?

Samimiyet. Severek yapıyoruz. Dostluklar iyi. Türkiye gerçeklerini yiğitçe ortaya koymamız.

Diğer polisiye dizilerden farkınız ne?

Onlar daha soft veriyorlar polisliği. Topluma başka şeyler dayatıyorlar. Özentili bir hayat mesela. Polislerin kaldıkları evlere, çocuklarının okullarına, bindikleri arabalara bakın. Bizde tam tersine mesleğin zorlukları anlatılıyor. Ortalama 2 bin lira alan bir polis ne yaparsa biz öyle davranıyoruz. İşte samimiyet bu.

'Biz daha gerçekçiyiz' diyorsunuz yani...

Evet, biz gerçeğe en yakın diziyiz. Hayalî bir şey çekmiyoruz; belgesel çekiyoruz. Bir çatışmanın içindeyiz, canlı veriyoruz.

Necip Amir sevildi. Sizde nasıl bir etki bıraktı rolünüz?


Bizde başrol, dizinin kendisi. Başrol oynaması insanı değiştirmemeli. 'Önce insan' diyoruz. Yoksa iyi oyuncu olamazsınız. Mesleğinizi severseniz bir yerlere gelebilirsiniz. Ben seviyorum ve Rabb'im de karşılığını veriyor sanırım. Üç senedir haftanın beş günü 'Necip Amir'im. Sivilleri de giyseniz onunla yaşamaya başlıyorsunuz.

Gerçekten polis olsaydınız böyle mi olurdunuz?

Güldürmeyi ve gülmeyi seven biriyim. Necip olamadım ama yaklaşıyorum. Bir de bu işe başlarken 'Ne işin var Samanyolu'nda?' demişlerdi. Ama bu sektörün içinde paylaşmayı, dostluğu burada öğrendim. İhtiyacın olduğunda bir elin uzandığını burada gördüm.

Dizi gündemle paralel gidiyor. İzleyici doğru algılıyor mu?

Anlamak isteyen, önyargılı olmayan kitle bunu düzgün anlıyor. Önyargılı bir kitle de var. Oturup tartışıyoruz onlarla. Cesaretli bir iş yapıyoruz. Bugün Türkiye'de bunları söyleyen ikinci bir dizi yok. Kurtlar Vadisi de dahil.

Tehdit, uyarı da geliyor mu?

Şahsi olarak var. Kanala da geliyordur. Ben Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu'ndayım. Yani CHP'li bir belediyedeyim. Orada tartıştığımız oluyor, ama sorun değil. Profesyonel bir iş yapıyoruz. Bir şey anlatıyoruz; inanan inanır, inanmayan inanmaz. Bana göre bu ülkede kötü şeyler oluyor. Dünyanın en verimli bölgesindeyiz, ama bir türlü gelişemiyoruz. Bir şeyler döndüğüne inanıyorum.

ZAMAN

10 Nisan 2010 Cumartesi

KADER ÇİZGİSİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM FRAGMAN

İki farklı "keşke" anı...
Geçmişe açılan bir kapı...
Kader Çizgisi'ni değiştirmeye yeter mi?


Kader Çizgisi 4.Bölüm (31 Mart 2010 Çarşamba - 19.50)

Kader Çizgisi bu hafta yeni bölümüyle ekrana geliyor.
İki hikayeden oluşan dizide Gülten, süpermarkette sırasını başka birine verir ve büyük ödülüde kaptırmış olur.
Ödüle çok ihtiyacı olan Gülten bunun pişmanlığını yaşar. Bu sırada Eyüp'ün oğlu, Gülten'in nişanlısının iş yerinde
başını büyük bir derde sokuyordur. Gülten ve Eyüp keşke dedikleri anda, geçmişe dönerler. Fakat asıl olaylar bundan sonra başlayacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Fragmanı Anında İzle;





Yüksek Kalite Fragman Geldiğinde Burada Olacaktır. Bizi İzlemeye Devam Edin... ;)

13 Mart 2010 Cumartesi

KADER ÇİZGİSİ İLK BÖLÜMÜYLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI...!

"Keşke" denmemesi gerektiğinin önemi vurgulayan dizimiz KADER ÇİZGİSİ ilk bölümüyle büyük beğeni topladı.
Buyrun izleyici yorumları;

"Çok güzeldi, ilk bölüm olarak çok beğendim...

Bölüm olarak değil genel olarak yorumlarsam; kurgu süper... Çok "keşke" diyen biriyim, ben gibilere büyük yararı olacağını düşünüyorum...

Güzel bir yapım, yararlı ve gizemli...

Resetçinin müziğine bayıldım, çok tatlı; ama müziğin sesi biraz fazla, böyle olunca resetçinin sesi boğuk çıkıyor, konuşmalarını duyamadım bazı yerlerde... Müzik sesi, konuşmaya başladığında direkt kısılmalı bence =)

O çizgi film karakteri çok hoş olmuş, küçük izleyicilerin beğeneceğini düşünüyorum, gerçi küçük olmaya lüzum yok ben de beğendim .En azından, dizide ki ağır havayı dağıtması açısından bu çizgi karakter iyi olmuş, mantık olarak bakmamak lazım olaya, o sahne için =)

Özer Tunca, bu rol için âdetâ biçilmiş kaftan olmuş, çok şeker bir amcamız, yüzü sevimli, çok yakışmış rolüne, cast gene on ikiden vurmuş... =)

Anahtar çok hoş bu arada =)

Yapımcımız iki arabaya kıymış maşaAllah. İlk bölüm için bu kadar masraf, inşaAllah getirisi yüksek bir yapım olur...

İlk bölüm için, karışık gelmiş olabilir izleyenlere; ama "dizinin mantığı kısa sürede kapılır", diye düşünüyorum...

Ufak tefek çekim hataları vardı, bazı sahnelerde, meselâ kaza sahnelerinde yapmacık olduğu belliydi; ama kurgunun yanında görselliğin pek de önemi yok, olaya kilitlendiğim için, çok da dikkatimi çekmedi... "Ben olsaydım, ne yapardım burada"ların cevaplarını verdim dizi boyunca... Kendini sorgulatıcı bir etkisi var dizinin... Özeleştiri yapmanı sağlıyor...

İlgilisine "



"Beklediğime değen bir girizgah oldu...Gerçekten büyük bir haz alarak izledim.Bugün dizinin etkisi hemen kendini gösterdi.Hiç keşke demedim... Jeneriği,kurgusu,müzikleri ve Muallem'iyle her şey müthişti.İlerleyen bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum...Bir kere daha belirteyim ki jenerik gerçekten süperdi çevir çevir izle o derece beğendim..."




"Tek kelimeyle BA-YIL-DIM!!

Başta ön yargılarla oturduydum televizyonun başına. Konu kader olunca asık suratlı bir yapım bekliyordum. Ama bambaşka bir kurguyla karşılaştım.

Jenerikten başlayalım. "Bir kader çizgisinde yol alıyoruz hepimiz" dedirten bir havası vardı. O kadar sıcacık geldi ki bana jenerik; değişik bir şekilde etkiledi. Müziği, görüntüleri, her şeyiyle insanı sarıp sarmalıyor sanki...

Dizinin üzerine kurulu olduğu senaryo zaten başından beri gerekliydi. 7/24 "keşke" diyen bir insanım. "Keşke" demeden önce bir kez daha ve bir kez daha düşünmemi sağlayabilecek bir yapım. Hele de bu dersleri Muallem amca gibi şirin mi şirin bir karakterden alınca insanın "keşke" diyesi hiç gelmiyor. Tabi Taşkın Efendiyi de unutmamalı. Ayrı bir renk katmış senaryoya. Ben bu ikiliyi çok sevdim yahu.


Anahtar kullanılacağı zamanki efektler ve müzik çok hoşuma gitti. O sahneler de harika kurgulanmıştı. Muallem amcanın süre vermesi de ayrı bir tat vermiş.

Kaderi iki ayrı karakterin dünyasından ele almaları iyi düşünülmüş bir ayrıntı. Adamın işleri baştan tepetaklak oldu. Para insanı ne çabuk değiştiriyor yahu... Doktor hanım, biraz daha iyi gidiyor gibiydi ama onun sonu da hüsranla geldi. Eninde sonunda "Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler." dedi "keşke"ci kahramanlarımız.

Bölüm sonunda bizler de demiş olduk:"Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler."

Gözlerimizi açmamıza sebep olan, bizleri kader konusunda düşünmeye en güzel şekilde teşvik eden bu yapım için emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun. Tebrik ve candan teşekkür ediyorum.

Sürç-ü Lisan Eylediysem Affola. SELAMETLE!!"



Kaçırdık diye üzülmeyin.! Seviyeli sitemiz www.samanyolufanlari.com'dan dizimizi\dizilerimizi anında izleyebilirsiniz.

Not: Yorumlar www.samanyolufanlari.com'dan alıntıdır.

7 Mart 2010 Pazar

KADER ÇİZGİSİ - İKİNCİ TANITIM

Fragmanı Anında İzle;



16 Ocak 2010 Cumartesi

BİR OYUNCU İZLEYİCİLERİN UMUTLARINI NASIL KIRAR?

Bir oyuncu nasıl izleyicilerin umutlarını kırar!..
Tek Türkiye’nin Dila Hemşiresi olarak gönlümüze taht kuran güzel oyuncu Müjgan Gönül, geçenlerde bir gazetenin okurları tarafından yılın en umut kıran oyuncusu seçilmiş.
Bizde vakit kaybetmeden soruyoruz Müjgan Gönül’e Tek Türkiye’nin Dila’sı neden umut kıran seçildi sizce?
Bu olayı şöyle açıklamak istiyorum. Her zaman Tek Türkiye yayınlandıktan sonra usta tiyatroculara seyrettiriyorum kendimi ve soruyorum abartılı mıyım hatalı mıyım diye. Yorumlayanlar en çok da bu sezon olumlu yönde geliştiğimi söylüyor. Müjgan Gönül olarak değil Dila olarak umutları kırılmıştır. Dila sabırlı, aşık ve çok naif bir kızdı. Bu sezon ki bazı hırçınlıkları ister istemez olumsuz karşılanabilir. Ama ben benden isteneni oynuyorum. Kaldı ki bazı yerlerde kelimeleri bile değiştiriyorum Dila’nın kişiliğine uysun diye. Belki de aradan 6 yıl geçmesine alışamadı insanlar. Altı yılda çok fazla değişir insan. Evlilik bile insanları değiştirir. O yüzden en gerçekçi haliyle görüyoruz Dila’yı.
İlk zamanlar biraz hırçındı ama hapishanede sanki eski Dila’yı görüyor gibiyiz.
Evet, bende tam ona değinecektim. İlk bölümlerde oğlunun canından endişe ettiği için çok riskli anlar atlattı. Fakat artık riskte olan kendi canı. Ve Dila kendinden bekleneni veriyor bu sahnelerde. Daha da güzel sahneler bekliyor Dila severleri.

6 Aralık 2009 Pazar

DÖRDÜNCÜ OSMAN YENİ BÖLÜM ÖZET (FRAGMAN VERİLECEK)















Neriman'ın Osman'la konuşmasında sonra Osman, ölen eşinin sırrını araştırmaya başlar.
Bu arada yeni bir cinayet vakası ile karşı karşıya kalır. Raylar üzerinde bulunan 14 yaşlarında genç bir çocuğun ölümünün ardından, katili bulmaya çalışan Osman ve Yıldırım bir anda kendilerini kapkaççı çocukların dünyasında bulurlar. Oldukça acımasız ve tehlikeli olan bu dünyada onları şok sürprizler beklemektedir. Ölen çocuğunun katili, herkesin gözü önünde dolaşırken Yıldırım ve Osman atladıkları küçük bir ayrıntıyı çözebilecekler midir?

Yapımcı: Melih Sezgin
Yönetmen: Gül Güzelkaya
Yayın Günü ve Saati 08 Aralık Salı 19:50

25 Kasım 2009 Çarşamba

EN İYİ ERKEK OYUNCU ; REHA ÖZCAN...

“Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Erkek Oyuncu” REHA ÖZCAN
Bursa büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği, 4.Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin “Altın Karagöz” ödülleri 20 Kasım Cuma akşamı sahiplerini buldu.
İran, Macaristan, Fransa, Bulgaristan ve Türkiye’den oluşan seçkin jüri elemeleri sonucu birçok dalda ödül sahipleri ile buluşurken “Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü “Bahtı Kara” filmindeki Rolü ile Reha Özcan aldı.
Reha Özcan kimdir?
IV. Osman dizinde Osmanlı hayranı bir polis memurunu canlandıran Reha Özcan, Antalya Devlet tiyatrosu oyuncusu. Devlet tiyatrosundaki görevine (1986) Trabzon’da başlayan Özcan’ın İstanbul’a tayini çıkar(1990). Birkaç zaman İstanbul’da yaşayan Özcan, bu koca şehirde hayat koşullarının çok zor olduğunu düşünür ve 1992’de Antalya’ya yerleşir. O yıllardan bu yana Antalya’da yaşayan Özcan tek kelimeyle tiyatro aşığı bir insan. Mimar Sinan Üniversitesi mezunu olan Reha Özcan 1965 Bingöl doğumlu.
Ödüle Yorumlar
Koyu bir Beşiktaşlı olan başarılı oyuncu hem aldığı bu manalı ödül hem de bir gün sonrasında Beşiktaş’ın 3-0 lık muhteşem derbi sonucuyla oldukça mutlu olduğunu, tüm Beşiktaş Spor Camiasını tebrik ettiğini ve sonuna kadar sanat için çalışacağını belirtti.
Reha Özcan’ın aldığı bu ödül hakkında özellikle Antalyalılar çok sevinirken, rol aldığı dizisinin fanları ise “Reha Özcan ve rol arkadaşı Çetin Güner günümüz Hacivat ile Karagöz’ü. IV. Osman’ı seyrettiğimizde bu ikiliyi muhakkak hatırlıyoruz. Babacan tavırları, sıcacık gülümsemesiyle Reha Özcan gönlümüze girdi, kalitesinden hiçbir zaman taviz vermeyen oyuncu hak ettiğini almış daha çok ödüller onun olmalı dedi.
Reha Özcan ve Çetin Güner’in başrolünü oynadığı IV. Osman dizisi her Salı akşamı 19.40 Samanyolu’nda sevenleriyle buluşuyor.

SAMANYOLU YAPIMLARI ÖDÜLLERE DOYMUYOR..!!


Ekranlara girdiği andan itibaren büyük beğeni ile karşılanan Samanyolu TV’nin hem güldüren hem eğlendiren programı “Her Şey Yolunda” TÜTAP tarafından ödüle layık görüldü.
Türk Tanıtma Platformu tarafından siyaset, basın, spor, müzik, iş ve Sanat dünyasından ülkemizin tanıtımına katkı sağlayanlara iştigal ettikleri alanlarda başarılı çalışmaları ile dikkat çeken kişilere 21.11.2009’da Rixos Grand Ankara’da bir ödül töreni düzenlendi. Törenin sunuculuğunu Perişan EFEM ve Her Şey Yolunda programından tanıdığımız Frat Paşayiğit gerçekleştirdi.
Türk Tanıtma Platformu Başarı ödülüne layık görülen Her Şey Yolunda’ nın yapımcı ve sunucusu Fırat Paşayiğit “gösterdiğimiz gayret ve performansın fark edilmesi tabiî ki çok güzel bir şey, en yüksek performansta Türkiye’miz için en güzel çalışmaları yapmaya devam edeceğim” dedi.
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, İlham Aliyev, Naim Süleymanoğlu, Hamza Yerlikaya, Bülent Arınç, Tamer Karadağlı, İbrahim Şahin gibi değerli isimler gecede ödüle layık görüldüler.
Türk insanın neşeli, samimi ve misafirperverliğinin ekranlara getirildiği bu sıcacık program her Cuma 23.00’de Samanyolu ekranlarında!...

17 Kasım 2009 Salı

KÜÇÜK YILDIZ YAREN AYNUZ İLE ÇOK ÖZEL..


“Okumadan hiçbir şey olamam”
Kırık Kalpler dizisinin başrol oyuncusu Yaren, 2003 doğumlu ve İzmirli. Özellikle çocuk oyuncuların nasıl kameralarla tanıştığı herkes tarafından merak edilen bir sorudur. Bu soruya Yaren’in annesi şöyle cevap verdi; “Yaren’in güzelliği ve sempatikliği daha bebekken ajanslar tarafından fark edildi fakat Yaren’in babası daha çok küçük diye olumlu bakmadı. 3 yaşında geldiğinde ise artık yoldan geçenlerin bile dikkatini çekmeye başladı. Israrlar arttı. Bizde bir ajansa yazdırdık.” Yaren ilk Boyner’in kataloglarınla Barbie’yi canlandırıyor. Ve orada görevli 20 yıllık fotoğrafçı “ilk kez işim bu kadar kısa sürdü. İnanılmaz fotojenik ve poz vermesini bilen biri, bu kızı harcamayın” diyerek onu keşfedip televizyona yönlendiriyor. Daha sonra da Turkcell’in Selocan’ı olup geniş kitlelerce tanınan Yaren, Arka Sokaklarda üç bölüm oynayıp set hayatına da merhaba diyor. Şimdi ise Samanyolu TV’de yayınlanacak olan bir projenin tek daimi oyuncusu. Üstlendiği görev ise her bölüm farklı sıkıntıya düşmüş insanlara sıkıntıdan kurtulmak için dua etmesi gerektiğini hatırlatmak. Kırık Kalpler’ in ekibi onun için “Setin pozitif elektriği o. Hiçbir şeyden şikâyet etmiyor, hep gülüyor, işinin ciddiyetini de gerektiğinde üstleniyor. Onun bu profesyonel halini fark etmemek imkânsız.” diyor. “İnsanlara önemli bir ayrıntıyı hatırlatıyorum” Dublajını da kendi yapan küçük yıldız tanıtım için çektirdiği pozlarda bir kez daha herkesi kendine hayran bırakmayı başardı. Kendiliğinden verdiği pozlar ile tüm ekibin takdirini kazandı. Sen ne güzel kızsın sözlerine çünkü ben İzmirliyim diye cevap veren Yaren, dizide üstlendiği rolün farkında. Yaren, çok önemli bir ayrıntıyı insanlara hatırlatıyorum, dizide dua etmesini bilmeyenlere nasıl dua edilmesi gerektiğini öğretiyorum dedi. Dizinin formatının ailesinin de çok beğendiğini söyleyen Yaren, bu dizi ile belki de birilerinin hayatındaki kötü şeyleri değiştirebilirim, bu yaşta bu önemli görevi aldığım için de ayrıca heyecanlıyım dedi. Kırık Kalpler’ in yapımcısı Melih Sezgin ise “ Bu projemizde insanlarımıza umut vermek ve kötü giden şeyleri düzeltmenin birazda elimizde olduğunu göstermek istiyoruz” dedi. "Hayatta bitmek, tükenmek, yenilmek yok dualarla her olumsuzu olumluya çevirmek var" diyen ekip bu dizinin toplumumuza çok güzel bir mesaj verdiğini herkes tarafından sevileceğini belirtti. Set ortamı ise oldukça sıcak ve samimi. Bir aile atmosferinin yakalandığı set ortamı, televizyon ekranına da o sıcaklığı vereceğe benziyor. Bu güzel dizinin yıldızı Yaren ne kadar bu işe kendini adasa da asla derslerinden taviz vermediğini, ödevlerini muhakkak bitirip öyle setlere katıldığını özellikle belirtti. Okumayı çok isteyen küçük yıldızın dersleri ise çok iyi. Okumadan hiçbir şey olamam diyen Yaren, şimdiden Samanyolu izleyicilerin sevgisini kazandı. Koyu bir fenerli olan Yaren, setteki koyu Cimbomlu ağabeyleriyle görülmeye değer maç muhabbetinden de eksik kalmadı. Ve özellikle “lütfen fenerli olduğumu da belirtin” diyerek sözlerine son verdi. Kırık Kalpler dizisi 16 Kasım, 19:40’ da Samanyolu’nda!..
Samanyolu Yayın Grubu

9 Kasım 2009 Pazartesi

4.OSMAN KOŞMAKTA ZORLANIYOR..!!

4.Osman, Yıldırım’a yetişeceğim derken bacağında ödem oluştu. Artık koşamıyor!...
Samanyolu Televizyonunun yeni yayın döneminde seyircisi ile buluşturduğu 4.Osman dizisinin ekran önü kadar kamera arkası da eğlenceli!...
4.Osman Yıldırım’a yetişeceğim derken bacağında ödem oluştu. Artık koşamıyor!...
Çekim boyu koşan Yıldırım ise, seneye Avrasya’da Etiyopyalıları geçmeye kararlı!...
Şu an 7.bölümünün çekimlerini gerçekleştiren 4. Osman dizi setinde ışıkçısından yönetmenine mükemmel bir uyum var. Büyük bir dikkatle çalışan ekipte kahkahalar da eksik olmuyor.
Dizinin yönetmeni Gül Güzelkaya; “İnsanlar için faydalı bir proje hazırlıyoruz hem de bu kadar eğlenceli karelerle. Bu muhteşem bir şey. Belki de Tarih dersi öğretmenlerine yani bir açılım yaptırabilir bu dizi. Eğlenceli, güldürerek ama gerçekten çok önemli detayları bilgileri vererek oluşturulan bu yapım Nasreddin Hoca fıkraları gibi” dedi.
Çok hareketli bir dizi çektikleri için kameramanın, ışıkçının çekimler için gösterdiği gayrette oldukça dikkat çekici. Çekim için çatılara çıkan kameramanlar, çevredeki insanlar tarafından büyük bir ilgi ile takip edildi. Rol gereği çekilen silahtan çıkan ses ise sanat ekibini bir hayli korkuttu. Prova olduğunu sanıp öylesine silah kaldıracağını düşünürken bir anda etrafı kaplayan silah sesiyle korkan sanat ekibi, tüm seti kahkahalara boğdu.
Sahne boyunca koşup duran Yıldırım karakterindeki Çetin Güner “ Rol gereği de olsa o kadar çok koşuyorum ki inanın bacak kaslarım gelişti” derken, Osman karakterindeki Reha Özcan ise “ Yanımdaki 24 yaşında sürekli koşan zıpıra yetişeceğim diye ilk sahnelerden bacağımda ödem oluştu. Şimdi koşamıyorum adam akıllı” dedi.
Sete Antalya' da ailesini bırakıp gelen Reha Özcan’a eşi ve oğlu büyük bir sürpriz yaptı. Antalya’dan kalkıp gelen ailesi karşısında bir hayli sevinen Reha Özcan “Ailemde uzakta olmak çok zor, ayrı kalınca daha bir değerlerini anlıyorum şimdi çıkıp yanıma gelmişler, yedi yaşımda bir kızım var o okuldan dolayı gelememiş” dedi. Ailesine düşkünlüğü gözlerden kaçmayan Reha Özcan, çekim aralarında hep oğlu Rüzgâr ile ilgilenerek tıpkı dizideki gibi gerçek hayatta da sevecen bir baba olduğunu gösterdi.


10 Ekim 2009 Cumartesi

DÖRDÜNCÜ OSMAN İLK BÖLÜMÜNDEN BEĞENİ TOPLADI...




















Geçtiğimiz salı saat 19.40'ta Samanyolu ekranlarında olan Dördüncü Osman izleyicilerin beğenisini topladı.
Tv hastası Mesut YAR ilgisini çeken Dördüncü Osman hakkında şöyle dedi;"Yanlış hatırlamıyorsam 1,5 yıllık bir çalışmanın meyvesiydi 4.Osman.Fakat Münevver Karabulut cinayetiyle hayatımıza girdi önceki akşam..Benim bir önceki meraklı halimle kanalları şaşırdığım dizi STV'nin malıymış meğer.Kanalın diğer dizileriyle ışık,müzik ve çekim açılarıyla bütünlük içinde yürüdü yolunda...
Kendi adıma eğlenceli buldum.Ama ne bileyim fragmanıyla,jeneriğiyle daha iddialı bir şeyler bekliyordum.Reha Özcan'ın canlandırdığı Osman karakterinden,bizim Son Osmanlı Kenan İmirzalıoğlu ağırlığı bekliyordum açıkçası.Ama dizinin komedi ağırlıklı olmasından kaynaklanan bir hafiflik vardı Osman amirde...
Birbirini çokta anlamayan iki polis memurunun ortaklığından doğan durum komedisi üzerine yoğunlaştı.
Osman,Osmanlıca konuştuğu için elde bir lugat şarttı.Yıldırım ise genç bir polis memuru için fazla yapmacıktı.Bunlar elbette düzelebilir işler.Bir de mizah anlayışı böyle devam ederse dizi kendi bombasını patlatır.
Mesela iki polis konuşuyor;Biri "Cinayet mi?"diye soruyor,öbürü evet minvalinde yanıtlıyor.Beriki biraz saçmalayıp "katil kim?"diye sorunca;yanıt yapışıveriyor"İstanbul'da yaşayan 15 milyondan biri".
Evet,sanki dizi tutacak gibi."


Samanyolufanlari.com üyelerinden yorumlar..

"Yolu acik olsun 4. Osman'in..

Genelde guzel bir intiba birakti fakirde. Cok begendim. Ilk bolum hikayesini cok sevdim, su siralar gundemde olan sey.. Mantik hatasi hic goremedim insAllah hic gormeyiz...

Gayet hos bir dizi olmus. Hem oyuncularin performansi hem muzikleri hem diger etkileri.

Mekanlari cok harikulade, Polis binasi villa gibi.. 8O

Bu dizinin bir sey cok sevdim, oda Osmanlica konusmasi ve sevdirilmesi. Yani tarihimizi cok guzel yansittilar bence.
Su soz cok hosuma gidiyor: "Tarihini bilmeyen gelecegini bilemez.."

velhasili sevdim diziyi, severek izlicem.."


"Diziyi çok beğendim.Emeği geçen herkese oyuncularımıza teşekkür.Başarılarının devamını dilerim.
Anlamasını bilene,pek çok mesaj veren bir dizi,bunu komediyle karışık yapmaları çok hoşuma gitti.
Bu tür bir diziye ihtiyacımız vardı. Stv'de ilk kez kasılmadan izlediğim bir dizi ,4. osman..
Osmanlıca sözlere gelince her kelimesini tercüme edecek değiller.Hazıra alışmayın alın sözlükleri araştırın anlamlarını bulun.Bu şekilde daha kolay öğreniriz demi :wink: 4. Osman ayrıca eğitici bir dizi olmuş.Tebrikler."


Her salı 19.40'ta Samanyolu Ekranlarında..

23 Eylül 2009 Çarşamba

YENİ SEZON "KOLLAMA" TANITIM ÇIKTI.!!

















Eski bölümlerden daha farklı bulacağınız "Kollama" aksiyon dolu heyecanlı yeni bölümleriyle geliyor.Ferruh felan da neymiş diyeceksiniz.Diziye yeni karakterler katılacak.(Ali Başar)
Öyle bu bölüm çok kısa sürdü gibi şikayetlerde galiba olmayacak: Sinema filmi tadında bölümler bizleri bekliyor.
Yeni bölümleriyle ekrana gelecek olan polisiye dizimiz "Kollama" çok yakında Samanyolu'nda..
Diğer dizilerimizin ve KADER ÇİZGİSİ'nin Tanıtım videosunu sabırsızlıkla bekliyoruz.

Mesut YAR'dan "Kollama" ve "Aile Mahkemesi" açılımı..!!



Samanyolu Tv'nin yapımı olan "Kollama"
hakkında 03.09.2009 tarihinde "Meyve Açılımı" adlı başlıkla yazı yazan Mesut YAR,bugünler de ise yine Samanyolu Tv yapımı olan "Aile Mahkemesi" hakkında yazı yazdı.
"Aile Mahkemes"i programı ve Hakimi ile ilgili;
Boşanmak istemiyorum'un devamı olduğunu ve bu tip programların ancak Samanyolu TV'de tuttuğunu Kanal D'nin yaptığı ceza mahkemesinin tutmadığını yazıyor.

"Kollama" hakkında ise şöyle yazmıştı;
"Kollama STV ekranlarında uzun süredir devam eden bir dizi.Kim kimi kolluyor karıştırdım.Ama tarafların birbiriyle diyalogları çok yaratıcı..Mesela hapishanedeki hasmına gözdağı vermek için ayva ikram ediyor adam.Ayvayı alan beriki "Yemesini bilene buda nimet"diye dişliyor ayvayı.Ayvacı bozuluyor işe."Bilseydim armut getirirdim"diye ekliyor ardından.Meyve düşkünü kibarca reddediyor;"Onu senin gibiler sever"...
Düşünüyorum da,ülkemizde hazır açılımlar popülerken,tehdit mevzularında da yeni bir açılım olabilir bu; meyve açılımı..
Artık düşmanınıza ayva mı yedirirsiniz,armut mu ona siz karar verin.
Belki muzu siz yiyip,kabugunu ayak altında tutarsınız.Üstüne basar,ayağı kayar ve kafasını kırar hasmınız..
Hem karnınız doyar,hem hırsınız körelir ne dersiniz ?"

Samanyolufanlari.com

12 Eylül 2009 Cumartesi

SAMANYOLU KENDİ YILDIZLARINI YETİŞTİRİYOR..




Fatih Üniversitesi ve Samanyolu Televizyonu'nun birlikte başlattığı, Medya ve Sanat Atölyesi'nde eğitimini tamamlayanlara sertifikaları verildi. Oyunculuk, senaristlik, radyo ve televizyon sunuculuğu alanlarında eğitimlerin verildiği proje, öğrencilere istihdam sağlayacak.Amaçlarının nitelikli eğitim vermek ve sektöre insan kazandırmak olduğunu belirten Samanyolu Radyolar Grubu Koordinatörü M. Yusuf Kulaksız, başarılı olan öğrencilere Samanyolu yayın grubunda staj müjdesi verdi. Kulaksız, beklediklerinin üstünde bir ilgi olduğunu ve atölyenin devam edeceğini söyledi. İlki İstanbul'da gerçekleştirilen programın ikincisi Ankara'da, üçüncüsü ise tekrar İstanbul'da düzenlenecek. Anadolu'ya da açılacaklarını vurgulayan Kulaksız, Anadolu insanının sanata ve oyunculuğa olan önyargısının, kurumlarına olan güvenle kırılacağını belirtti. İSTANBUL ZAMAN (Zaman Tıkla.!İnternetin ilk Türk Gazetesi.)