Fragmanı Anında İzle;
3.Bölüm Özeti
Kader Çizgisi bu hafta, iki yeni hikaye ile ekrana geliyor. Kardeşi terör örgütüne giren Bedir, askerde kardeşiyle karşılıklı çatışmaya giriyor. Kardeşinin örgüte girmesinden kendini sorumlu tutan Bedir, büyük bir pişmanlık yaşıyor. Bu sırada yanlış kişiyle evlendiğini düşünen Çetin, eski nişanlısına dönmenin yollarını arıyor. Çetin ve Bedir "keşke" deyip geçmişe döndüklerinde, nelerle karşılaşıyorlar?
10 Nisan 2010 Cumartesi
EKRANA YAPIŞIK ÇOCUK İSTEMİYORUZ !
Ekrana yapışık çocuk istemiyoruz
Türkiye'nin en çok seyredilen iki kanalı TRT Çocuk ve Yumurcak TV. Diğer kanallar izleyiciyi ekran başından kaldırmamak için uğraşırken onlar çocukların devamlı TV karşısında olmalarını istemiyor. Hatta kumandayı bırakıp gitsin diye araya çürük saatler, programlar koyuyorlar. TRT Çocuk Genel Müdürü Can Soysal ve Yumurcak TV Genel Yayın Yönetmeni Meryem Akbal, çocukların çok fazla ekran karşısında olmamaları gerektiğini söylüyor.
Sadece çocuklar için yayın yapan TV kanalları açılmadan önce anne babaların, çocukların TV izlemesi konusunda denge kurması daha kolaydı sanki. Çizgi filmler bir süre sonra bitiyor, çocuklar da mecburen TV başından kalkıyordu. Çocukların, sabahtan akşama kadar açtığı her an izleyeceği bir şey bulduğu kanallar ise, kumandayı anne babaların elinden tamamen alıp onlara teslim etti. Bu durum, çocukları gün boyu oyalayacak bir şey arayan ailelere kurtuluş yolu gibi görünebilir ama çocuk kanalı bile olsa çok fazla TV izlemenin zararlarının farkında olan ailelerin karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak çıkıyor. Bu noktada, tamamen dış ülkelerden getirilen yapımların yayınlandığı kanallara alternatif olarak yerli yapımların ağırlık kazandığı TV'ler ailelerin nezdinde daha çok önem kazanıyor. Ancak, çocuk psikologlarının, yerli ve pedagojik olarak denetlenen yapımların yer aldığı bu kanalların bile çocukların yaş dönemlerine göre kontrollü ve sınırlı izletilmesini tavsiye ettiğini unutmamak gerekiyor.
Türkiye'nin en çok izlenen iki çocuk televizyonunun yöneticilerinin, çocukların çok fazla televizyon izlemesine karşı olduklarını açıklaması önemli bir gelişme. Meğer TRT Çocuk ve Yumurcak TV, çocukları ekran başından kaldırmak için birtakım yöntemler uyguluyormuş. Örneğin, TRT Çocuk Genel Müdürü Can Soysal, çocukların uzun süre ekran başında oturmamaları için yayın arasına çürük saatler koyduklarını söylüyor. Yumurcak TV Genel Yayın Yönetmeni Meryem Akbal da, çocukların TV izlemeyi bırakıp bir faaliyete yönelmesi için interaktif yapımlar sunduklarını belirtiyor. Fatih Üniversitesi'nde Gelişim Kulübü'nün düzenlediği Çocuk Gelişimi Eğitim Günleri'ne katılan iki yönetici, bölümün öğrencilerine, çocuk yayıncılığında gösterdikleri hassasiyetleri ve çocuklara zarar vermeden yayın yapmanın zorluklarını anlattılar.
İstesek çocukları TV başından kaldırmayız
Can Soysal, özellikle akşamları TV'yi kapatma konusunda ailelere kolaylık sağlamak ve çocukları TV başından kaldırıp uykuya daha kolay yönlendirmek için yayınlarını saat 21.00'de bitirdiklerini söyledi. Yayınlarını 22.30'da bitiren Yumurcak'ta ise, saat 21.00'den itibaren program aralarında 'Yumurcaklar için uyku saati' uyaranı gönderiliyor. Bu saatten itibaren küçüklerin izleyebileceği yapımlar yerine +13 yaşa hitap edenler yayınlanıyor. Uyku saati uyaranının daha çok ailelere yönelik olduğunu ifade eden Meryem Akbal, yayın devam etse de bu uyaranla küçük çocuğun ekranın kapanması için ikna edilebileceğini belirtti.
Televizyoncular, gün içinde de çocukların sürekli TV izlememeleri için özellikle 'ölü saat' yöntemini uyguluyor. Çok sevilen yapımların arasına bütün çocukların ortak beğenisini kazanmayan, daha durağan bir formatı olan yapımlar yerleştiriliyor. Böylece çocuk kumandayı bırakıp başka bir faaliyete yönelebiliyor. Tematik kanal olduğu için 'çocuk TV'yi istediği kadar seyretsin' denemeyeceğini ifade eden Can Soysal, "Anne babaların da bu konuda eğitimli olması lazım. Biz, TV'ye yapışık çocuklar istemiyoruz. O yüzden yayın saatleri içinde çürük noktalar bırakıyoruz. Çocuğu 5-6 saat TV başına çakabiliriz, ama yapmıyoruz. Bunun çok hileleri var, bunları kullananlar var. Yapımlarımızda çocukları sokağa çıkmaya teşvik eden söylemler var. Özellikle yazın yayınımızı iyice gevşetiyoruz ki çocuklar çıkıp dışarıda oynasın." diyor.
Çocukları ekrandan uzaklaştırıp çeşitli faaliyetlere yönlendirmeye çalıştıklarını belirten Meryem Akbal da şunları söylüyor: "Yumurcak'ta da ölü saatler var. Ancak biz bu vakitleri nasıl geçireceğine dair öneri sunmak üzere interaktif yapımlara yer veriyoruz. 'Şimdi Ne Zamanı?' başlığı altında oyun zamanı, resim yapma zamanı, yürüyüş zamanı, süt içme zamanı gibi o anda yapılacak 150 farklı aktivite öneriyoruz. Kat Kat Katla, Bunu Ben Başardım gibi projeler de çocukları harekete geçirmeyi amaçlıyor. Çocukların yayına hareketle katılmasını sağlıyoruz."
Yaşına göre çocuğun ne izleyeceğini aile seçmeli
TRT Çocuk ve Yumurcak TV'de 0-3 yaş dönemine hitap eden yapımlara yer verilmiyor. TV yöneticileri, 3 yaşından önce çocuklara TV izletilmesine karşı oldukları için prensip kararı olarak bunu uyguladıklarını belirtiyor. Ayrıca yapımların, okulöncesi, 6-9, 9-12 yaş ve üstü şeklinde belli yaş dönemlerine hitap edecek tarzda olmasına dikkat ediliyor. Küçüklere uygun olmayan yapımların öncesinde de yaş sınırı işareti gösteriliyor. Çocukların TV ile ilişkisini belirlemede ailelerin sorumlu olduğunu belirten Çetin Soysal, "Bazen insanlar kendi aile içi sorunlarını görmeyip bizim yayınlarımızı suçluyor. Bu kadar yayın yapmamızı eleştiriyor. Oysa sorun bizden kaynaklanmıyor. Bazen çocuğun yaş grubuna hitap etmeyen bir yapımı izlemesine göz yumuyor veya dikkat etmiyor, sonra 'çocuğum korktu' diye bize şikayet ediyor. Oysa yapımları seçerken görev ailelere düşüyor." diye konuştu.
Çocuk kanallarından en çok şikayet edilen konulardan biri de reklamlar. Aileler, reklamların kaldırılmasını istiyor. Yayıncılar da bu konuda hemfikir aslında ama bunun yeterli olmadığı görülüyor. Bu konuda kurumların üst yöneticilerinin ortak bir tavır alması gerekiyor.
Meryem Akbal: Çocuklar TV'den çok şey öğrenebilir
"Çocuk kanalı yeri gelince ailenin en büyük yardımcısı oluyor. Bilinçli anneler ise çoğu zaman TV'yi kapatıp çocuklarıyla oyun oynayabiliyor. Çocuklar TV'den çok şey öğreniyor ama TV ailenin desteğiyle faydalı olabilir. Çocukların duygusal zekalarını, davranış ve yeteneklerini geliştiren programlarımız var. TV'de eğlence ile birlikte eğitim nasıl olabilir diye düşünüyoruz ve buna göre yeni projeler hazırlıyoruz. TV çocukların görsel zekasını geliştiriyor. Bizim neslimizin çocukları bu kadar güzel resim yapamazdı. Bu yayıncıların işini zorlaştırıyor çünkü çocukların beğenileri yükseliyor. Faydalı yapımlar bile olsa çocukların belli saatlerden fazla TV izlememesi gerekiyor. Bunda iş ailelere düşüyor."
http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=96 ... berSayfa=1
Türkiye'nin en çok seyredilen iki kanalı TRT Çocuk ve Yumurcak TV. Diğer kanallar izleyiciyi ekran başından kaldırmamak için uğraşırken onlar çocukların devamlı TV karşısında olmalarını istemiyor. Hatta kumandayı bırakıp gitsin diye araya çürük saatler, programlar koyuyorlar. TRT Çocuk Genel Müdürü Can Soysal ve Yumurcak TV Genel Yayın Yönetmeni Meryem Akbal, çocukların çok fazla ekran karşısında olmamaları gerektiğini söylüyor.
Sadece çocuklar için yayın yapan TV kanalları açılmadan önce anne babaların, çocukların TV izlemesi konusunda denge kurması daha kolaydı sanki. Çizgi filmler bir süre sonra bitiyor, çocuklar da mecburen TV başından kalkıyordu. Çocukların, sabahtan akşama kadar açtığı her an izleyeceği bir şey bulduğu kanallar ise, kumandayı anne babaların elinden tamamen alıp onlara teslim etti. Bu durum, çocukları gün boyu oyalayacak bir şey arayan ailelere kurtuluş yolu gibi görünebilir ama çocuk kanalı bile olsa çok fazla TV izlemenin zararlarının farkında olan ailelerin karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak çıkıyor. Bu noktada, tamamen dış ülkelerden getirilen yapımların yayınlandığı kanallara alternatif olarak yerli yapımların ağırlık kazandığı TV'ler ailelerin nezdinde daha çok önem kazanıyor. Ancak, çocuk psikologlarının, yerli ve pedagojik olarak denetlenen yapımların yer aldığı bu kanalların bile çocukların yaş dönemlerine göre kontrollü ve sınırlı izletilmesini tavsiye ettiğini unutmamak gerekiyor.
Türkiye'nin en çok izlenen iki çocuk televizyonunun yöneticilerinin, çocukların çok fazla televizyon izlemesine karşı olduklarını açıklaması önemli bir gelişme. Meğer TRT Çocuk ve Yumurcak TV, çocukları ekran başından kaldırmak için birtakım yöntemler uyguluyormuş. Örneğin, TRT Çocuk Genel Müdürü Can Soysal, çocukların uzun süre ekran başında oturmamaları için yayın arasına çürük saatler koyduklarını söylüyor. Yumurcak TV Genel Yayın Yönetmeni Meryem Akbal da, çocukların TV izlemeyi bırakıp bir faaliyete yönelmesi için interaktif yapımlar sunduklarını belirtiyor. Fatih Üniversitesi'nde Gelişim Kulübü'nün düzenlediği Çocuk Gelişimi Eğitim Günleri'ne katılan iki yönetici, bölümün öğrencilerine, çocuk yayıncılığında gösterdikleri hassasiyetleri ve çocuklara zarar vermeden yayın yapmanın zorluklarını anlattılar.
İstesek çocukları TV başından kaldırmayız
Can Soysal, özellikle akşamları TV'yi kapatma konusunda ailelere kolaylık sağlamak ve çocukları TV başından kaldırıp uykuya daha kolay yönlendirmek için yayınlarını saat 21.00'de bitirdiklerini söyledi. Yayınlarını 22.30'da bitiren Yumurcak'ta ise, saat 21.00'den itibaren program aralarında 'Yumurcaklar için uyku saati' uyaranı gönderiliyor. Bu saatten itibaren küçüklerin izleyebileceği yapımlar yerine +13 yaşa hitap edenler yayınlanıyor. Uyku saati uyaranının daha çok ailelere yönelik olduğunu ifade eden Meryem Akbal, yayın devam etse de bu uyaranla küçük çocuğun ekranın kapanması için ikna edilebileceğini belirtti.
Televizyoncular, gün içinde de çocukların sürekli TV izlememeleri için özellikle 'ölü saat' yöntemini uyguluyor. Çok sevilen yapımların arasına bütün çocukların ortak beğenisini kazanmayan, daha durağan bir formatı olan yapımlar yerleştiriliyor. Böylece çocuk kumandayı bırakıp başka bir faaliyete yönelebiliyor. Tematik kanal olduğu için 'çocuk TV'yi istediği kadar seyretsin' denemeyeceğini ifade eden Can Soysal, "Anne babaların da bu konuda eğitimli olması lazım. Biz, TV'ye yapışık çocuklar istemiyoruz. O yüzden yayın saatleri içinde çürük noktalar bırakıyoruz. Çocuğu 5-6 saat TV başına çakabiliriz, ama yapmıyoruz. Bunun çok hileleri var, bunları kullananlar var. Yapımlarımızda çocukları sokağa çıkmaya teşvik eden söylemler var. Özellikle yazın yayınımızı iyice gevşetiyoruz ki çocuklar çıkıp dışarıda oynasın." diyor.
Çocukları ekrandan uzaklaştırıp çeşitli faaliyetlere yönlendirmeye çalıştıklarını belirten Meryem Akbal da şunları söylüyor: "Yumurcak'ta da ölü saatler var. Ancak biz bu vakitleri nasıl geçireceğine dair öneri sunmak üzere interaktif yapımlara yer veriyoruz. 'Şimdi Ne Zamanı?' başlığı altında oyun zamanı, resim yapma zamanı, yürüyüş zamanı, süt içme zamanı gibi o anda yapılacak 150 farklı aktivite öneriyoruz. Kat Kat Katla, Bunu Ben Başardım gibi projeler de çocukları harekete geçirmeyi amaçlıyor. Çocukların yayına hareketle katılmasını sağlıyoruz."
Yaşına göre çocuğun ne izleyeceğini aile seçmeli
TRT Çocuk ve Yumurcak TV'de 0-3 yaş dönemine hitap eden yapımlara yer verilmiyor. TV yöneticileri, 3 yaşından önce çocuklara TV izletilmesine karşı oldukları için prensip kararı olarak bunu uyguladıklarını belirtiyor. Ayrıca yapımların, okulöncesi, 6-9, 9-12 yaş ve üstü şeklinde belli yaş dönemlerine hitap edecek tarzda olmasına dikkat ediliyor. Küçüklere uygun olmayan yapımların öncesinde de yaş sınırı işareti gösteriliyor. Çocukların TV ile ilişkisini belirlemede ailelerin sorumlu olduğunu belirten Çetin Soysal, "Bazen insanlar kendi aile içi sorunlarını görmeyip bizim yayınlarımızı suçluyor. Bu kadar yayın yapmamızı eleştiriyor. Oysa sorun bizden kaynaklanmıyor. Bazen çocuğun yaş grubuna hitap etmeyen bir yapımı izlemesine göz yumuyor veya dikkat etmiyor, sonra 'çocuğum korktu' diye bize şikayet ediyor. Oysa yapımları seçerken görev ailelere düşüyor." diye konuştu.
Çocuk kanallarından en çok şikayet edilen konulardan biri de reklamlar. Aileler, reklamların kaldırılmasını istiyor. Yayıncılar da bu konuda hemfikir aslında ama bunun yeterli olmadığı görülüyor. Bu konuda kurumların üst yöneticilerinin ortak bir tavır alması gerekiyor.
Meryem Akbal: Çocuklar TV'den çok şey öğrenebilir
"Çocuk kanalı yeri gelince ailenin en büyük yardımcısı oluyor. Bilinçli anneler ise çoğu zaman TV'yi kapatıp çocuklarıyla oyun oynayabiliyor. Çocuklar TV'den çok şey öğreniyor ama TV ailenin desteğiyle faydalı olabilir. Çocukların duygusal zekalarını, davranış ve yeteneklerini geliştiren programlarımız var. TV'de eğlence ile birlikte eğitim nasıl olabilir diye düşünüyoruz ve buna göre yeni projeler hazırlıyoruz. TV çocukların görsel zekasını geliştiriyor. Bizim neslimizin çocukları bu kadar güzel resim yapamazdı. Bu yayıncıların işini zorlaştırıyor çünkü çocukların beğenileri yükseliyor. Faydalı yapımlar bile olsa çocukların belli saatlerden fazla TV izlememesi gerekiyor. Bunda iş ailelere düşüyor."
http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=96 ... berSayfa=1
13 Mart 2010 Cumartesi
KADER ÇİZGİSİ 2.BÖLÜM FRAGMANI
Pişmanlıklar kuşağında, geriye dönülmez noktada,"Keşke,keşke" kim demez?
Pişmanlık düşünceleri sis olup çökünce "Keşke,keşke" feryatlarıyla mazi limanına kim demir atmak istemez?
Bir anahtar bulunsa; Geçmişi şekillendirecek... Geleceği biçimlendirecek... Kader Çizgisi değişir mi?
Kader Çizgisi ikinci bölümüyle 17 Mart Çarşamba akşamı Samanyolu'nda!...
KADER ÇİZGİSİ İLK BÖLÜMÜYLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI...!
"Keşke" denmemesi gerektiğinin önemi vurgulayan dizimiz KADER ÇİZGİSİ ilk bölümüyle büyük beğeni topladı.
Buyrun izleyici yorumları;
"Çok güzeldi, ilk bölüm olarak çok beğendim...
Bölüm olarak değil genel olarak yorumlarsam; kurgu süper... Çok "keşke" diyen biriyim, ben gibilere büyük yararı olacağını düşünüyorum...
Güzel bir yapım, yararlı ve gizemli...
Resetçinin müziğine bayıldım, çok tatlı; ama müziğin sesi biraz fazla, böyle olunca resetçinin sesi boğuk çıkıyor, konuşmalarını duyamadım bazı yerlerde... Müzik sesi, konuşmaya başladığında direkt kısılmalı bence =)
O çizgi film karakteri çok hoş olmuş, küçük izleyicilerin beğeneceğini düşünüyorum, gerçi küçük olmaya lüzum yok ben de beğendim .En azından, dizide ki ağır havayı dağıtması açısından bu çizgi karakter iyi olmuş, mantık olarak bakmamak lazım olaya, o sahne için =)
Özer Tunca, bu rol için âdetâ biçilmiş kaftan olmuş, çok şeker bir amcamız, yüzü sevimli, çok yakışmış rolüne, cast gene on ikiden vurmuş... =)
Anahtar çok hoş bu arada =)
Yapımcımız iki arabaya kıymış maşaAllah. İlk bölüm için bu kadar masraf, inşaAllah getirisi yüksek bir yapım olur...
İlk bölüm için, karışık gelmiş olabilir izleyenlere; ama "dizinin mantığı kısa sürede kapılır", diye düşünüyorum...
Ufak tefek çekim hataları vardı, bazı sahnelerde, meselâ kaza sahnelerinde yapmacık olduğu belliydi; ama kurgunun yanında görselliğin pek de önemi yok, olaya kilitlendiğim için, çok da dikkatimi çekmedi... "Ben olsaydım, ne yapardım burada"ların cevaplarını verdim dizi boyunca... Kendini sorgulatıcı bir etkisi var dizinin... Özeleştiri yapmanı sağlıyor...
İlgilisine "
"Beklediğime değen bir girizgah oldu...Gerçekten büyük bir haz alarak izledim.Bugün dizinin etkisi hemen kendini gösterdi.Hiç keşke demedim... Jeneriği,kurgusu,müzikleri ve Muallem'iyle her şey müthişti.İlerleyen bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum...Bir kere daha belirteyim ki jenerik gerçekten süperdi çevir çevir izle o derece beğendim..."
"Tek kelimeyle BA-YIL-DIM!!
Başta ön yargılarla oturduydum televizyonun başına. Konu kader olunca asık suratlı bir yapım bekliyordum. Ama bambaşka bir kurguyla karşılaştım.
Jenerikten başlayalım. "Bir kader çizgisinde yol alıyoruz hepimiz" dedirten bir havası vardı. O kadar sıcacık geldi ki bana jenerik; değişik bir şekilde etkiledi. Müziği, görüntüleri, her şeyiyle insanı sarıp sarmalıyor sanki...
Dizinin üzerine kurulu olduğu senaryo zaten başından beri gerekliydi. 7/24 "keşke" diyen bir insanım. "Keşke" demeden önce bir kez daha ve bir kez daha düşünmemi sağlayabilecek bir yapım. Hele de bu dersleri Muallem amca gibi şirin mi şirin bir karakterden alınca insanın "keşke" diyesi hiç gelmiyor. Tabi Taşkın Efendiyi de unutmamalı. Ayrı bir renk katmış senaryoya. Ben bu ikiliyi çok sevdim yahu.
Anahtar kullanılacağı zamanki efektler ve müzik çok hoşuma gitti. O sahneler de harika kurgulanmıştı. Muallem amcanın süre vermesi de ayrı bir tat vermiş.
Kaderi iki ayrı karakterin dünyasından ele almaları iyi düşünülmüş bir ayrıntı. Adamın işleri baştan tepetaklak oldu. Para insanı ne çabuk değiştiriyor yahu... Doktor hanım, biraz daha iyi gidiyor gibiydi ama onun sonu da hüsranla geldi. Eninde sonunda "Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler." dedi "keşke"ci kahramanlarımız.
Bölüm sonunda bizler de demiş olduk:"Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler."
Gözlerimizi açmamıza sebep olan, bizleri kader konusunda düşünmeye en güzel şekilde teşvik eden bu yapım için emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun. Tebrik ve candan teşekkür ediyorum.
Sürç-ü Lisan Eylediysem Affola. SELAMETLE!!"
Kaçırdık diye üzülmeyin.! Seviyeli sitemiz www.samanyolufanlari.com'dan dizimizi\dizilerimizi anında izleyebilirsiniz.
Not: Yorumlar www.samanyolufanlari.com'dan alıntıdır.
Buyrun izleyici yorumları;
"Çok güzeldi, ilk bölüm olarak çok beğendim...
Bölüm olarak değil genel olarak yorumlarsam; kurgu süper... Çok "keşke" diyen biriyim, ben gibilere büyük yararı olacağını düşünüyorum...
Güzel bir yapım, yararlı ve gizemli...
Resetçinin müziğine bayıldım, çok tatlı; ama müziğin sesi biraz fazla, böyle olunca resetçinin sesi boğuk çıkıyor, konuşmalarını duyamadım bazı yerlerde... Müzik sesi, konuşmaya başladığında direkt kısılmalı bence =)
O çizgi film karakteri çok hoş olmuş, küçük izleyicilerin beğeneceğini düşünüyorum, gerçi küçük olmaya lüzum yok ben de beğendim .En azından, dizide ki ağır havayı dağıtması açısından bu çizgi karakter iyi olmuş, mantık olarak bakmamak lazım olaya, o sahne için =)
Özer Tunca, bu rol için âdetâ biçilmiş kaftan olmuş, çok şeker bir amcamız, yüzü sevimli, çok yakışmış rolüne, cast gene on ikiden vurmuş... =)
Anahtar çok hoş bu arada =)
Yapımcımız iki arabaya kıymış maşaAllah. İlk bölüm için bu kadar masraf, inşaAllah getirisi yüksek bir yapım olur...
İlk bölüm için, karışık gelmiş olabilir izleyenlere; ama "dizinin mantığı kısa sürede kapılır", diye düşünüyorum...
Ufak tefek çekim hataları vardı, bazı sahnelerde, meselâ kaza sahnelerinde yapmacık olduğu belliydi; ama kurgunun yanında görselliğin pek de önemi yok, olaya kilitlendiğim için, çok da dikkatimi çekmedi... "Ben olsaydım, ne yapardım burada"ların cevaplarını verdim dizi boyunca... Kendini sorgulatıcı bir etkisi var dizinin... Özeleştiri yapmanı sağlıyor...
İlgilisine "
"Beklediğime değen bir girizgah oldu...Gerçekten büyük bir haz alarak izledim.Bugün dizinin etkisi hemen kendini gösterdi.Hiç keşke demedim... Jeneriği,kurgusu,müzikleri ve Muallem'iyle her şey müthişti.İlerleyen bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum...Bir kere daha belirteyim ki jenerik gerçekten süperdi çevir çevir izle o derece beğendim..."
"Tek kelimeyle BA-YIL-DIM!!
Başta ön yargılarla oturduydum televizyonun başına. Konu kader olunca asık suratlı bir yapım bekliyordum. Ama bambaşka bir kurguyla karşılaştım.
Jenerikten başlayalım. "Bir kader çizgisinde yol alıyoruz hepimiz" dedirten bir havası vardı. O kadar sıcacık geldi ki bana jenerik; değişik bir şekilde etkiledi. Müziği, görüntüleri, her şeyiyle insanı sarıp sarmalıyor sanki...
Dizinin üzerine kurulu olduğu senaryo zaten başından beri gerekliydi. 7/24 "keşke" diyen bir insanım. "Keşke" demeden önce bir kez daha ve bir kez daha düşünmemi sağlayabilecek bir yapım. Hele de bu dersleri Muallem amca gibi şirin mi şirin bir karakterden alınca insanın "keşke" diyesi hiç gelmiyor. Tabi Taşkın Efendiyi de unutmamalı. Ayrı bir renk katmış senaryoya. Ben bu ikiliyi çok sevdim yahu.
Anahtar kullanılacağı zamanki efektler ve müzik çok hoşuma gitti. O sahneler de harika kurgulanmıştı. Muallem amcanın süre vermesi de ayrı bir tat vermiş.
Kaderi iki ayrı karakterin dünyasından ele almaları iyi düşünülmüş bir ayrıntı. Adamın işleri baştan tepetaklak oldu. Para insanı ne çabuk değiştiriyor yahu... Doktor hanım, biraz daha iyi gidiyor gibiydi ama onun sonu da hüsranla geldi. Eninde sonunda "Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler." dedi "keşke"ci kahramanlarımız.
Bölüm sonunda bizler de demiş olduk:"Mevlâ görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler."
Gözlerimizi açmamıza sebep olan, bizleri kader konusunda düşünmeye en güzel şekilde teşvik eden bu yapım için emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun. Tebrik ve candan teşekkür ediyorum.
Sürç-ü Lisan Eylediysem Affola. SELAMETLE!!"
Kaçırdık diye üzülmeyin.! Seviyeli sitemiz www.samanyolufanlari.com'dan dizimizi\dizilerimizi anında izleyebilirsiniz.
Not: Yorumlar www.samanyolufanlari.com'dan alıntıdır.
7 Mart 2010 Pazar

Hangimizin “Keşke”si yok!..
Kader Çizgisi, Samanyolu TV’nin yeni yapımı, kaderi ele alan dizisi. Dizi hakkında bilgi almak için sete gidiyoruz. Set ortamı, Samanyolu TV’nin diğer dizilerinin ortamı gibi oldukça sıcak ve samimi. Dizinin tek daimi oyuncusu ise Özer Tunca. Tunca, hikâye gereği bir polisi canlandırıyor. Üzerinde üniformaları ile Balat’ın tarih kokan sokak aralarında oturup dizi hakkında bilgi alıyoruz Özer Tunca’dan.
Özer Tunca Doğruluk Ekseni’nde Haşim karakterini canlandırmış, izleyici tarafından oldukça sevilmişti. Devlet Tiyatrosundan emekli olan Tunca, şimdi sevenlerinin karşısına Kader Çizgisi’nde çıkıyor.
Kader Çizgisi nasıl bir dizi?
Bıçak sırtında bir dizi. Çok ince ayrımları var. Eğer dizi içerisinde bu çizgi bir santim taşarsa yanlışa sürekler. Ama yolunda dikkatle yürürse insanların yolunu aydınlatır. Büyük bir eksikliğimizi tamamlar.
Riskli bir proje mi?
Risk almadan başarıyı elde edemezsin. Ama riskten çok farklı ve orijinal bir proje. Şöyle söyleyeyim mesela biri amcakızıyla evlenmek istiyordu ama koşullar el vermedi gitti başkasıyla evlendi. Sonra o evlendiği kız adamı terk edip gitti. Adam o dakika “ah keşke amcakızım ile evlenseydim de bu evliliği hiç yapmasaydım” dedi. İşte o keşke ağızdan çıktığında Allah şans verse kuluna, geçmişe gidip ve o pişman olduğun evliliği yapmayıp, amcakızın ile evlenmesine izin verse. Ve sonra seyreylese insanlar olacakları. Belki amcakızı ile evlenecek, akraba evliliğinden dolayı engelli bir çocuğu olacak derken eşi bu durumu kaldıramayıp bu imtihanı kaybedip evi terk edip gidecek. Kişinin geçmişe dönüp keşke şöyle yapsaydım dediği şey daha kötü olacak. İşte bu yüzden keşke demek bir teselli değildir. Sandığımız kadar olumlu bir sözcük değildir.
Sizin hiç “keşke” leriniz yok mu?
Tabii ki başıma çok kötü bir olay geldiğinde “ Keşke şunu yapmasaydım da başıma şu iş gelmeseydi” diyorum. Fakat daha sonra hayırlısı olsun diyip geçiyorum. Sonuçta Yaratan yarattığı kulunu sınamak için veriyordur başımıza gelenleri.
Bu proje sizi etkiliyor mu?
Etkiliyor evet. Kendim keşke demediğim gibi yakınlarımda keşke diyen tanıdıklar olduğunda da müdahale ediyorum. Hayırlısını biz bilemeyiz üzülmeyin diyorum. Ve bu düşünce ister istemez psikolojimizi de olumlu etkiliyor ve her şeye rağmen mutlu olabiliyoruz.
Proje size ilk geldiğinde nasıl baktınız?
Çok hoşuma gitti. İlginç farklı bir konsept. İnsanların hepimizin ihtiyacı var böyle olumlu projelere. Üzerinde çok çalışıldı. Senaryosu yazılıp çizildi tekrar tekrar. Çok titiz çalışıldı. Hassas ve yüzde tebessüm bıraktıran proje. Dizide hikâye içinde hikaye var. Çok dikkatli takip etmeniz lazım çünkü birinin başına gelen bir olay diğer bölümde bir başkasını nasıl etkiliyor onu görüyoruz. Çok enteresan bir çalışma. İzlenmeye değer bir dizi. İzleyenler farklı olduğunu direk anlayacak zaten.
Sizin rolünüz ne bu dizide?
Ben Muallem’im. İnsanlara “ Keşke şunu yapsaydım ya da yapmasaydım “ dediği an eline bir anahtar verip tamam hadi git geçmişe her şeyi düzelt de gel diyen soyut bir karakterim. Rol gereği doktor da oluyorum, hâkimde, dilencide, çöpçüde. 4 bölümde 26 karaktere girdim. Bu anlamda çok renkli ve zevkli.
Dayı, sen nerede görevlisin?
Biz bu konuşmayı yaparken üzerinde polis üniforması olan Tunca’nın önünde devriye gezen polis arabası durdu. Polisler “Dayı, hayırdır sen nerede görevlisin” diye sordu. Özer Bey “ Ben ötelerde görevliyim evlat, anlamasın” cevabını verince set ekibi de, polis ekibi de güldü. Daha sonra bu sakallarla anca ötelerde devriye gezerim ben diyen Tunca, “insanlarımızın beynini olumsuzluk ve ahlaksızlık bombardımanına tutan dizilere inat çok faydalı, yeri geldiğinde esprili, sımsıcak bir dizi” Kaçırmadan izlemenizi tavsiye ederim dedi.
Kader Çizgisi 10 Mart Çarşamba 19:50’ de Samanyolu TV’ de..
3 Mart 2010 Çarşamba
KADER ÇİZGİSİ İLK FRAGMAN SİZLERLE..!!
KADER ÇİZGİSİ - TEASER
Teaser'ı Anında İzle;
İndirmek İsteyene;
http://www.hotshare.net/file/228943-1627246620.html
Teaser'ı Anında İzle;
İndirmek İsteyene;
http://www.hotshare.net/file/228943-1627246620.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)